ads

23 Eylül 2011 Cuma

Grafoloji nedir - Yazı Bilimi - İmzadan Karakter nasıl analiz edilir

Grafoloji

El Yazısının Dili

El yazısının adli tıp metodlarıyla bilimsel incelenmesi kişiler hakkında başka türlü elde edilemeyecek bilgiler sağlar.

Sevdiğimiz-sevmediğimiz, çekindiğimiz ya da sadece merak ettiğimiz kişilerin el yazısının incelenmesi bilmek istediğimiz tüm noktaları bize açıklar.

Benim el yazım her gün değişir! Acaba neden?

Peki değişmeyen şeyler yok mu? Hepimizin yazısı günden güne değişiklik gösterebilir. Uykusuz bir günümüzde yazdığımız yazı, yorgunken ya da çok acelemiz varken yazdığımız bir yazıdan çok farklı olabilir. Bazı şeyler ise hiç değişmez. Yorgun da olsak cömert, acelemiz de olsa çapkın, uykusuz da olsak zeki olduğumuz gerçeği değişmez. Hem ruh hem beden durumumuzu ister istemez yazımıza yansıtıyoruz; zaten başka türlüsü mümkün değil. Düşünün: yorgunluk ve sıkıntımız yüzünden bile hemen değişiklik gösteren yazımızın bir kalp hastalığı gibi, vücudumuzu çok daha derinden etkileyen bir şeyi ele vermemesi mümkün mü?

Grafoloji nedir?

Grafoloji ya da Türkçe ifadesiyle Yazıbilim işte bu sorulara yanıt verir. Grafoloji adı üstünde ne bir fal ne bir medyumluktur, pozitif bir bilim dalıdır. Eldeki verileri değerlendirerek sonuçlara varır. Gerekli verilerin hepsi kişinin el yazısında bulunur.

Grafoloji Türkiye'de biliniyor mu?

Aslında grafoloji Türkiye'de yıllardır biliniyor. Yazısının özellikleri kendini ele vermesin diye gazete sayfalarından kestikleri harflerle mektuplar yazan casus ya da katilleri filmlerde görürüz. Gerçekten de Türkiye dahil birçok ülkede polis grafoloji biliminden yararlanır ve bıraktıkları yazılardan faydalanarak suçluların özelliklerini bulabilir.

Hiç dikkat ettiniz mi? Eleman arayanlar sayfasındaki ilanlarda "el yazısıyla doldurulmuş form" ya da özgeçmiş isteyen firmalar vardır veya iş başvurusuna gittiğinizde size sözlü olarak sorular sormakla yetinmez mutlaka yazılı bir form doldurturlar. Gerçek profesyonel kurumlar bu yazıları bir uzmana inceletip iş için gerekli özellikleri taşıyan, güvenilir dürüst kişileri bulmakta yararlanırlar.

Yazı incelemesi için ne gerekir?

Detaylı bir kişilik ve sağlık analizinin şartları nelerdir? Hangi yazılar en iyi sonuç verir? Yazının kalitesi ve miktarı arttıkça daha iyi sonuç alınır. Yukarıda da belirtildiği gibi en kısa bir yazı bile birçok bilgi sağlar ama en iyi sonuçlar detaylı incelemelere olanak verecek uzun metinlerle alınır. Bir dizi mektup ya da bir defter vs. gibi uzun bir zaman dilimi içinde yazılmış bir seri yazı kişi hakkındaki tüm bilgilerin açığa çıkmasını sağlar. Dikkat: her zaman mürekkepli kalemle yazılan yazılar kurşun kalemle yazılanlardan çok daha fazla ve net bilgi verir.

Kimler yazı analizine gerek duyar?

Batı ülkelerinde, kültür düzeyi yüksek kişiler birlikte çalışacakları ya da yaşayacakları kişileri seçerken bu bilimden de yararlanıyorlar. Öyle ya... İş ortağınız ya da beğendiğiniz insan bir kumarbaz ya da sadakatsizse veya ciddi sağlık sorunları varsa ya da alkole çok düşkünse bunları baştan bilmek çok iyi olmaz mı?

Grafoloji

İmzadan Karakter Okuma

Grafoloji (yazı bilimi) Avrupa ve Amerika'da sıklıkla başvurulan bir ilim dalı. İstihbarat teşkilatları olayları çözümlemek, büyük şirketler eleman alımında isabetli karar vermek, eğitimciler öğrencilerini daha iyi tanıyabilmek için imza ve yazıdan karakter tahlili yapmaya sıkça başvuruyor. Türkiye'de çok fazla uygulama alanı bulunmayan bu dal, Adli Tıp Kurumu'nda genellikle sahtecilik olaylarını çözümlemede kullanılıyor.

İmzadan karakter okuma ilminin temel taşları

— İmza uzun olursa kişi sabırlıdır.
— İmza kısa ise insan mantığını iyi kullanır.
— İmza keskin çizgiler içeriyorsa kişi keskin fikirli, esprili, keskin mantıklı ve dilini kılıç gibi kullanan ve dilinden çok çekecek bir insandır.
— İmza düzgünse insan düzgün karakterli, güvenilir, iyi ahlaklı, uyumludur.
— İmzada yuvarlaklık varsa kişide lider özellikleri vardır.
— İmzada 3 nokta varsa kişi keskin nişancı, avcılığa yatkın ve nüktecidir.
— İmzada geri dönüşler varsa kişinin hafızası kuvvetlidir.
— İmza sanatsal çizgiler içeriyorsa kişi güzel sanatlara yatkındır.
— İmza kısa ve üstünkörü ise kişi boş vermiştir.
— İmzanın başı büyük harf ve gösterişle başlıyorsa kişi özgüvenli, başlangıçta kendini iyi, karizmatik tanıtandır.
— İmzanın başı, ortası ve sonu büyükse başta, ortada ve sonda kendini iyi takdim eden ve iyi iş takibi olan birisidir.
— İmzanın sonu büyük harfle bitiyorsa başladığı işleri iyi bitiriyor demektir.
— İmzanın baş harfinden sonra gelen kısım ince ise kişi ince karakterli ve duygusal, kalınsa kişi kabadır ve duygusal değildir.
— İmzanın sonunda ileri veya yukarı doğru giden bir çizgi varsa kişinin hedefi büyüktür. Aşağı doğru çizgi varsa kişi içine kapalıdır. Karamsardır.
— İmza sağa yatıksa kişi sosyal, diplomat; geriye yatıksa anti sosyaldir.
— İmza uçuk kaçıksa insan uçuktur.
— İmzada 3–4 farklı karakter varsa kişi tiyatroya yatkındır.

Soğuk Savaş Döneminde Bilim ve Sanatta meydana gelen olaylar

UZAY YARIŞI

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) arasında 1957'den 1975'e kadar süren, resmî olmayan rekabet. Uzaya uydu ve sonda yollayarak keşfetmek, insan göndermek, Ay'a insan indirmek gibi çabalar içerir. Uzay Yarışı, Soğuk Savaş'ın bir parçasıdır.

Yarışın başlangıcı, 2.Dünya Savaşı'ndan kalma roket teknolojisine, savaştan sonra ortaya çıkan uluslararası gerginliğe ve Sovyetlerin 4 Ekim 1957'de Sputnik 1 adlı ilk yapay uyduyu fırlatmasına dayanır. Uzay Yarışı, Soğuk Savaş döneminde SSCB ve ABD arasındaki kültürel ve teknolojik rekabetin önemli bir parçası haline geldi. İki ülkenin birbirini olası bir sıcak savaştan önce moral olarak çökertme çabalarında, uzay teknolojisi araç olarak kullanıldı.

Bu Resim Boyutlandırıldı, Buraya Tıklayarak Resmi Tam Görebilirsiniz... Resmin Orjinal Boyutu 814x305 ve büyüklüğü 6 KB...

YAPAY UYDULAR
SPUTNIK

4 Ekim 1957'de SSCB Sputnik 1'i başarıyla fırlatıp yörüngesine yerleştirdi ve böylece Uzay Savaşı başladı. Askerî ve ekonomik suçlamalar yüzünden Sputnik Amerika'da korkuya ve politik tartışmalara sebep oldu. Diğer yandan Sputnik'in fırlatılışı Sovyetler tarafından bilim ve mühendislik alanlarındaki gelişimin bir simgesi olarak görülmüştür.

Sovyetler Birliği'nde, Sputnik'in fırlatılışı ve sonrasındaki uzay programları halkın büyük ilgisini çekti. Ülkenin teknoloji alanında kazandığı bu başarılar, savaştan sonra yavaş yavaş yaralarını sarmakta olan halk için büyük cesaret kaynağıydı. Sputnik'in başarıyla yörüngeye oturmasını sağlayan R-7 roketini tasarlayan başmühendis Sergey Korolyov (veya Korolyev) çalışmalarını gizlilik içinde sürdürmüştür.

Sputnik'in başarısından önce ABD kendi teknolojisinin her alanda üstün olduğunu varsayıyordu. ABD, Sputnik'in başarısının ardından, teknoloji alanında kaybetmiş olduğu üstünlüğü tekrar kazanmak için büyük çaba sarfetmiş, yeni von Braun'lar ve Korolyov'lar yetiştirmek umuduyla okul müfredatını yenilemiştir. Bu tepki günümüzde Sputnik krizi olarak bilinir.

Başkan John F. Kennedy'nin yardımcısı Lyndon B. Johnson, ABD'nin çabalarını ve konuyu şöyle anlatmıştır: Dünyanın gözünde, uzayda birinci gelen birincidir, nokta. Uzayda ikinci olan her şeyde ikincidir.

Sputnik yüzünden korkan ve cesareti kırılan ABD halkı sonraki projelerden âdeta büyülendi. Okul çocukları bile fırlatılışları takip etmeye başladı, roketlerin maketlerini yapmak hobi oldu. Başkan Kennedy halkı motive etmek ve kuşkuya düşen halkın uzay programlarını desteklemesini sağlamak amacıyla konuşmalar yapmaya başladı.
Explorer 1'in modeli, NASA'nın basın toplantısında
Explorer 1'in modeli, NASA'nın basın toplantısında

Sputnik'in fırlatılışından yaklaşık 4 ay sonra, ABD ilk uydusu olan Explorer 1'i fırlattı. Bu arada Cape Canaveral'da fırlatılış sırasında birçok başarısızlık yaşandı.

Fırlatılan ilk uyduların çoğu bilimsel amaçlıydı. Sputnik ve Explorer 1, ülkelerinin Uluslararası Jeofizik Yılı'na (International Geophysical Year) katkı amacıyla fırlatılmıştı. Sputnik atmosferin üst tabakasının yoğunluğunun belirlenmesinde, Explorer 1 ise uçuş dataları sayesinde James Van Allen'in Van Allen Radyasyon Kemerinin keşfinde kullanıldılar.

İLETİŞİM UYDULARI



İlk iletişim uydusu olan Project SCORE, 18 Kasım 1958 tarihinde Başkan Eisenhower'ın yılbaşı mesajı olarak fırlatıldı. Uzay Yarışı sırasında, iletişim uydularıyla ilgili gerçekleştirilen diğer önemli projeler ise şöyleydi:

* 1962: Telstar: İlk "aktif" iletişim uydusu
* 1972: Anik 1 : İlk yerel iletişim uydusu (Kanada)
* 1974: WESTAR : ABD'nin ilk yerel iletişim uydusu
* 1976: MARISAT: İlk mobil iletişim uydusu

CANLILARLA UÇUŞLAR

Hayvanlı Uçuşlar
Birleşik Devletlerin ele geçirdiği Alman V-2 roketleriyle fırlatılan meyve sinekleri ile 1946'da uzaya hayvan gönderen ilk bilimsel çalışma yapıldı. 1957'de SSCB'nin Sputnik 2 uçuşu ile yörüngeye gönderilen ilk canlıysa Laika adındaki köpek oldu. O tarihte geri getirecek yeterli teknolojinin henüz bulunmaması nedeniyle, uzaya ulaştıktan bir süre sonra Laika aşırı sıcaklık ve stresten hayatını kaybetti. 1960'ta ise Belka ve Strelka başarıyla Dünya yörüngesine ulaşıp geri dönebildiler. Amerika Afrika'dan ithal ettiği şempanzelerle uzaya insan göndermeden önce çalışmalar yaptı. Yine Sovyetler 1968 yılında Zond 5'le uzaya kaplumbağalar göndermiş, ayın etrafını dolaşan ilk canlı uçuşu gerçekleştirmiştir.

İnsanlı Uçuşlar
Sovyetler Birliği, Vostok serisi uzayaraçları ile uzaya ilk insanı göndermeyi başardı. Yuri Gagarin 12 Nisan 1961'de Vostok 1 aracıyla yaptığı uçuşla Dünya yörüngesine başarıyla ulaşan ilk insan olmuştur. Bu olayın yıldönümü Rusya'da ve birçok ülkede hâlâ kutlanmaktadır.

Vostok serisi uzayaraçlarını, Sovyet uzay programının başındaki Sergey Korolyov ve ekibi tasarlamıştır. Vostok'lar önce sınama uçuşlarında uzaya gönderilen köpek ve mankenleri sağ salim dünyaya geri getirmeyi başardı. Beri yandan, ilk Sovyet uzayadamlarının eğitim programı sürdürülüyordu. Tüm hazırlıkların tamamlanması üzerine, 12 Nisan 1961'de içinde Yuri Gagarin'in bulunduğu Vostok 1 uzaya gönderildi. Vostok 1, dünya yörüngesinde 108 dakikada tam bir tur attıktan sonra Gagarin'i Sovyet topraklarına indirdi.

Şüphesiz ki insanlı Sovyet uzay programı insanlık tarihinin en önemli ve cesur girişimlerinden biriydi. Vostok projesi, uzay yarışında Sovyetler'in öncülüğünü perçinlemekle birlikte, ABD için tam bir sürpriz değildi. Yakın zamanda yayımlanan tarihî CIA raporları, ABD yönetiminin insanlı Sovyet projesinden uzun süredir haberdar olduğunu iddia etmektedir. [1]

ABD, Sovyetlerin bu atağı karşısında kendi projesini hızlandırdı ve 25 Nisan 1961'de ilk uzayadamını Mercury-Redstone 3 aracıyla uzaya gönderdi. Ancak Vostok 1'in aksine Mercury 3 aracı yörüngeye giremedi, atmosferin dışına çıktıktan hemen sonra geri döndü. Ayrıca Mercury 3, Sputnik 1'e göre daha dar ve küçük bir araçtı. ABD'nin yörüngeye girebilen ilk insanlı uçuşu, ancak bir yıl sonra, John Glenn yönetimindeki Mercury 4 aracı ile gerçekleşti (20 Şubat 1962).

Sovyetler, kazandıkları bu ivme ile uzay yarışında başka ilklere de imza attı. Valentina Tereşkova 16 Haziran 1963'te Vostok 6'yla uzaya gönderilen ilk kadın oldu. SSCB'nin Voskhod 2 programında Aleksei Leonov, 18 Mart 1965'te ilk uzay yürüyüşünü gerçekleştirdi. Ancak bu görev neredeyse bir felaketle sonuçlandı. Yetersiz retroroket ateşinden dolayı Leonov'un bulunduğu kapsül hedeften 1.600 km ötede yere inebildi.

Bu başlangıcın ardından gerek Sovyetler, gerekse ABD'liler uzaya insanlı uçuşlar yapmayı sürdürdüler. Uzay yarışının bu ilk döneminde Sovyetler üstünlüklerini sürdürdü. Bu dönemdeki bazı "ilk"ler şunlardır:

* Vostok 1 - 12 Nisan 1961. Uzayda ilk insan.
* Vostok 2 - 8 Ağustos 1961. Uzayda ilk tam gün.
* Vostok 3 - 11 Ağustos 1962 ve Vostok 4 - 12 Ağustos 1962. Uzayda ilk iki araçlı uçuş. İki uzay aracı arasında ilk telsizli iletişim.
* Vostok 5 - 14 Haziran 1963. 20. yy'ın en uzun tek kişilik uçuşu (5 gün).
* Vostok 6 - 16 Haziran 1963. Uzayda ilk kadın. (Valentina Tereşkova)

Vostok serisinin ardından, Sovyetler üç insanı aynı anda uzaya gönderebilen Voskhod programına başladı. Ancak Voskhod, üç kişi için genişletilmiş bir Vostok kapsülünden başka bir şey değildi ve ciddi bir teknolojik gelişme göstermiyordu. Ayrıca son derece sıkışık şekilde kabine yerleşen üç uzayadamının güvenlikte olmadığı anlaşıldığından, Voshkod programı iki uçuştan sonra iptal edildi.

Sovyetler bu başarıları gerçekleştirirken ABD de boş durmadı ve uzay teknolojisini geliştirdi. Ay'a insan gönderme projesine hazırlık olarak, uzayda yörünge değiştirerek manevra yapabilen Gemini serisi araçları hazırladı ve uzaya gönderdi. Gemini araçları, Sovyet araçlarına göre daha az "ilk" gerçekleştirmiş olmakla birlikte, daha üstün teknolojiye sahipti. Zira Vostok ve Voskhod araçları uzayda manevra yapma ve kenetlenme yeteneğine sahip değillerdi. Sovyet uzayadamları, otomatik işleyen kendi araçlarının yolcusu durumunda iken, ABD'li uzayadamları, araçlarını idare eden pilotlardı. Bu tecrübe ve teknoloji farkı, Ay'a iniş projesinde ABD'ye üstünlük sağlayacaktır.

Ay'a İniş



Uzay Yarışı'nın başlangıcında Sovyetlerin sağlamış olduğu açık üstünlüğe karşı, ABD bir karşılık verme arayışına girdi. 1961'de başkanlık koltuğuna oturan Kennedy, seçim kampanyası boyunca uzay çalışmalarına önem vereceğini açıkça belirtmişti. Seçimi kazandıktan kısa süre sonra Kongre'de yaptığı konuşmada Sovyetlere karşı seçtiği hedefi açıkladı:

Bence milletimiz, bu onyıl bitmeden Ay'a bir insan indirme ve onu sağ salim Dünya'ya geri getirme hedefine kendini adamalıdır.

Ay'a insan indirme ve geri getirme hedefine ulaşmak için başlatılan projeye Apollo adı verildi. Apollo Programı, Kennedy yönetiminin hem sol hem de sağ kanattaki politikacıların eleştirilerine karşı kendini savunmasına olanak sağlıyordu. Apollo'nun avantajları şunlardı:

* Seçimde, anahtar eyaletlere ekonomik yararları vardı.
* Kennedy tarafından 1960 seçimlerinde belirtilen "füze boşluğunu" kapatıyordu.
* Teknik ve bilimsel açılardan yararları vardı.

Nasa müdürü James E. Webb ile yapılan bir sohbette, Kennedy şöyle dedi:

Yaptığımız her şey Ay yolunda Rusları geçmek için.. Yoksa bu kadar parayı harcamamamız gerekir, çünkü ben uzayla ilgilenmiyorum. Bu bedeli karşılayacak tek şey Sovyetleri yenip, geride kaldığımız birkaç yılı sonlandırmak. Tanrı'nın da yardımıyla, onları geçtik...

Kennedy ve Johnson halkın görüşünü yönlendirerek Apollo programına 1963'te % 33 olan güveni 1965'te % 58'e çıkardılar. Johnson'ın 1963'te başkan olmasından sonra devam eden desteği, programın başarılı olmasını sağladı.

Kennedy, Sovyet ve ABD astronotlarının aya inişleri ve hava durumu analizi yapan uyduların geliştirilmesi konularındaki programları birleştirmek amacıyla Sovyetlere teklif götürdü. Ancak Kruşçev, o zaman için Amerika'ya göre üstün olan Rus uzay teknolojisinin çalınması konusunda gösterdiği hassasiyet sebebiyle bu teklifi geri çevirdi ve Sovyetler kendi insanlı Ay projelerini yürüttüler.

Bunun üzerine ABD, Ay'a iniş projelerini tek başına geliştirmeye başladı. Bunun için öncelikle uzayda manevra yapabilen araçların geliştirilmesi gerekiyordu. ABD, Gemini serisi araçları uzaya gönderdi ve bu araçların manevra ve kenetlenme konusunda başarı göstermesinin ardından, Apollo Projesi'ne başlandı.

Sovyetlerin insansız uzay roketlerinin Ay'a daha önce ulaşmış olmasına rağmen, 21 Temmuz 1969'da Ay'a adım atan ilk insan ABD'li Neil Armstrong oldu. Apollo 11 görevinin komutanı olan Armstrong bu tarihî anda yaklaşık 500 milyon kişi tarafından izlendi. 20. yüzyılın en önemli olaylarından biri kabul edilen insanoğlunun Ay'a ayak basışını Armstrong şu kelimlerle dile getirmiştir:

Bir insan için küçük, fakat insanlık için büyük bir adım.

Sovyetler, insanın Ay'a ayak basması hakkında çelişkili duygular yaşadılar. Sovyet Lideri Kruşçev ne başka bir güç tarafından saf dışı bırakılmak ne de böyle büyük maliyetli bir projeyi başlatmak istemişti. 1963 Ekim'inde Sovyetler, kozmonotlarının Ay'a uçuş hakkında herhangi bir hazırlık yapmadığını ancak yarıştan çekilmediğini belirtti. Sovyet yönetimi ancak 1964'te (ABD yönetiminden üç yıl sonra) Ay'a iniş konusunda kesin karar alabildi.

ABD'nin aksine, SSCB'de uzay çalışmalarını yöneten merkezî bir organizasyon yoktu. Sovyetler'de çeşitli tasarım büroları, çoğu kez birbiriyle rekabet içinde çalışıyordu. Sovyetlerin en büyük tasarım bürosu OKB-1'in baştasarımcısı olan Korolyov aya iniş görevlerinde kullanılmak üzere insan taşıyabilecek kapasite sağlamak için Soyuz uzayaracını ve onu Ay'a taşıyacak dev N1 roketlerini geliştirmeye başladı. Beri yandan, başka bir tasarım bürosu, Çelomey yönetimindeki OKB-52, yeni bir roket (Proton) ve uzay aracı (Zond) tasarlamaya başlamıştı.

Sovyetler'in en tecrübeli tasarımcısı Korolyov'un 1965'teki erken ölümü ve 1967'de Soyuz'un ilk fırlatılışında yaşanan başarısızlıkla Sovyetlerin Ay'a iniş programı çözülmeye başladı. Sonunda Ay'a iniş yapacak aracı tasarlayıp görev alacak uzayadamlarını seçtiler. Ancak N1 roketinin denemesinde art arda yaşanan başarısızlıklar, insanlı inişin önce ertelenmesine, sonra da iptaline sebep oldu.

Sovyetler, bu başarısızlıktan sonra Ay programlarının varlığını uzun süre inkâr ettiler. Hatta Ay'a insan indirmenin çok riskli ve pahalı olduğunu, uzayadamlarının hayatını böyle gereksiz bir macera için riske atamayacaklarını ve kaynaklarını halklarının refahı için harcamayı tercih ettiklerini açıklayarak bir karşı-propaganda yaptılar. Buna göre, Sovyetler, robotlar kullanarak Apollo Programı'nın sonuçlarına daha ucuza ve uzayadamlarını riske atmadan ulaşabileceklerdi. Bu iddialar doğrultusunda, Ay'a gerçekten robotlar göndererek toprak örnekleri almayı da başardılar. Luna 16 robotu 24 Eylül 1971'de Ay'dan aldığı örneklerle dünyaya döndü. SSCB'nin Ay'a insan indirmek konusunda ABD ile gerçek bir rekabete girdiği ancak 1990'lı yıllarda ortaya çıktı.

Ay'a iniş, uzay yarışının en çok rekabet yaşanan önemli kilometre taşıydı. Bu aşamada ABD, Kennedy'nin "1960'lı yıllar bitmeden Ay'a insan indirme" hedefini gerçekleştirerek Sovyetler'e karşı kesin bir zafer kazanmış oldu.

Sovyetler'in uzay yarışının bu en kritik safhasında kaybetmesinin başlıca nedenleri şunlardır:

* Sovyet yönetiminin maddi destek ve kararlılığının ABD'ye göre 3 yıl daha geç ortaya çıkması.
* ABD Ay projesinin merkezî bir örgütçe (NASA) yönetilmesi, buna karşılık Sovyetlerde böyle bir örgütün bulunmaması, kaynakların rakip tasarım bürolarına dağılması.
* Dâhi Sovyet tasarımcı Korolyov'un erken ölümü.
* ABD'nin projeye aktardığı kaynağın görece daha yüksek olması.
* Amerikan proje yönetiminin ve kalite kontrol sistemlerinin üstünlüğü.

Uzay İstasyonları

Ay yarışını kaybeden Sovyetler'in önünde uzay yarışını sürdürmek için başlıca iki seçenek bulunuyordu:

* Mars'a insan göndermek: Prestij açısından en uygun seçenek olmakla birlikte, 1970'lerin başlarında maddi ve teknolojik açıdan Ay'a insan göndermekten çok daha zor bir hedefti.
* İnsanlı uzay istasyonları: Maddi ve teknolojik açıdan büyük zorluk getirmese de, prestij açısından sonucu çok güçlü olmayacaktı.

Sovyetler daha ucuz ve mütevazı seçenek olan uzay istasyonlarını seçtiler. Bu konudaki çalışmalar 1960'ların ortasında başlamıştı. 19 Nisan 1971'de ilk insanlı uzay istasyonu olan Salyut 1'i uzaya gönderdiler. 6 Haziran 1971'de ilk mürettebat bir Soyuz kapsülü içinde istasyona ulaştı.

Sovyetler 1980'lere kadar 7 Salyut istasyonunu yörüngeye gönderiler. Bu istasyonlar görece basit, ucuz, ancak etkili ve güvenli uzay platformları olarak hizmet verdi. Salyut 7, 1991 yılına kadar yörüngede kalmayı başardı. Salyut'lara 30'dan fazla uzay uçuşu ile 70'ten fazla mürettebat gitti. Bu uçuşlarda uzayın insan organizmasına etkileri üzerine değerli bilgiler ve tecrübeler edinildi, uzayda kalma rekorları kırıldı. Bu bilgilerden daha sonraki MIR ve Uluslararası Uzay İstasyonu projelerinde yararlanıldı. Ayrıca, uzayda neredeyse sürekli olarak Sovyet vatandaşlarının bulunması da sağlanmış oldu.

Ay'a insanlı inişin ardından ABD de uzay istasyonu projesiyle ilgilenmeye başladı. Böylece Sovyetler'in uzay istasyonu projesine cevap verilmiş olacaktı. Ayrıca, son uçuşları iptal edilen Apollo Projesi'nden elde kalan Satürn roketlerinden yararlanmak, böylece maliyetleri düşürmek mümkün olacaktı.

ABD'nin ilk (ve halen tek) uzay istasyonu olan Skylab, 14 Mayıs 1973'te uzaya gönderildi. İstasyona ilki 25 Mayıs 1973'te olmak üzere üç seferde toplam dokuz uzayadamı gönderildi. Skylab, "uzay laboratuvarı" anlamına gelen bir İngilizce tamlamadır. Skylab'ın çalışmaları, ismine uygun olarak bilimsel konularda yoğunlaşmıştır. İstasyonda 2.000 saatten fazla bilimsel deney çalışması yapılmıştır.

UZAYDA İLKLER TABLOSU
Bu Resim Boyutlandırıldı, Buraya Tıklayarak Resmi Tam Görebilirsiniz... Resmin Orjinal Boyutu 754x551 ve büyüklüğü 98 KB...


Öss Matematik 2. Bölüm Soruları ve Çözümleri

Öss'de Çıkmış Coğrafya Soru ve Cevapları

2005
ÖSS Soru ve Cevapları

2004
ÖSS Soru ve Cevapları

2003
ÖSS Soru ve Cevapları

2002
ÖSS Soru ve Cevapları

2001
ÖSS Soru ve Cevapları

2000
ÖSS Soru ve Cevapları

1999
ÖSS Soru ve Cevapları

Öss Sinavlarında Çıkmış Matematik Soruları

ÖSS Çıkmış Sorular




Doğal ve Tam Sayılar



Temel Kavramlar



Sayıların Çözümlenmesi ve Taban Aritmetiği



Bölünebilme ve OBEB-OKEK




Doğal ve Tam Sayılar


*****************************




Rasyonel ve Reel Sayılar



Rasyonel Sayılar



Üstlü İfadeler



Köklü İfadeler



Basit Eşitsizlik



Oran ve Orantı



Çarpanlara Ayırma


************************




Denklemler



Denklem Çözme



Sayı Problemleri



Kesir Problemleri



Yaş Problemleri



Yüzde Problemleri



Faiz ve Karışım Problemleri



Hız Problemleri



İşçi-Havuz Problemleri


**************************




Kümeler ve Fonksiyonlar



Kümeler



Kartezyen Çarpım ve Bağıntı



Fonksiyonlar



İşlem



Matematiksel Yapılar



Modüler Aritmetik



Permütasyon ve Kombinasyon



Olasılık


*************************




Fonksiyon Çeşitleri ve Karmaşık Sayılar



Doğrusal Fonksiyonlar



İkinci Derece Denklemler ve Fonksiyonlar



Polinomlar



Rasyonel Eşitsizlikler



Mutlak Değer ve Fonksiyonları



Tam ve İşaret Fonksiyonları



Logaritma



Trigonometri



Karmaşık Sayılar


************************




Fonksiyonların Analizi



Diziler



Toplam ve Çarpım Sembolü



Seriler



Limit



Türev



Türevin Uygulaması



İntegral



İntegralin Uygulaması

Öss'de Çıkmış Geometri Soruları ve Çözümleri

GEOMETRİ

Geometriye Giriş ve Üçgenler

Geometriye Giriş

style="color: black;"> Üçgenler ve Üçgende Açılar

Üçgende Açı-Kenar İlişkileri

Üçgende Benzerlik

Üçgen Çeşitleri

Üçgende Yardımcı Doğrular

Üçgende Alan

Dörtgenler ve Çokgenler

Çeşitkenar Dörtgen

Kare

Dikdörtgen

Paralelkenar

Eşkenar Üçgen ve Deltoid

Yamuk

Çokgenler

Çemberler

Çemberde Açılar

Çemberde Uzunluk

Çemberde Alan

Uzay Geometri

Üç Boyutlu cisimler

Düzlem ve İzdüşüm

Lineer Cebir

Vektörler

Matrisler

Determinantla

Lineer Dönüşüm

Analitik Geometri

Doğrunun Analitiği

Doğrunun Uygulaması

Çemberin Analitiği

Elipsin Analitiği

Hiperbolün Analitiği

Parabolün Analitiği

Öss Matematik 1.Bölüm Videolu Çözümlü Konu Anlatımı

ads2